alper kime yazıyor?
Yazan: unremute Nisan 4, 2009
“Bir gün yazacağım” sayfasında belirttiğim konulardan birtanesi, blog kimin için yazılır, kimlere yazılır, kimler okur gibi birşeylerdi. Bugün bu konuda yazmaya karar verdim.
Blogu açarken, beklentilerimden birtanesi, okunmasıydı, insanlar okur diye tahmin ettim, okusun diye yazmaya başladım. Hatta hala her yazıyı, birileri okuyacak diye yazıyorum, bunu göz önünde bulundurarak yazıyorum. Bu konuda çok da yanılmıyorum sanırım, bloglar başkaları okusun diye yazılıyor. En azından bir çok blog bu amaçla açılmış durumda.
Başlangıçtaki beklentilerim, bir ara değişmeye başladı. O zamanlardaki fikrim, “ben bu blogu kendim için yazıyorum" oldu. Yani tam anlamıyla eski usul günlük gibi. Ben hiç öyle günlük tutmadım, içimde de hep ukde kalmıştır. Dedim böyle bir günlük olsun bu, kendim için. İleride okurum, hatırlarım bir çok şeyi diye düşündüm.
“Blogging” tecrübemin bir kısmında ise, okurlarımı merak ettim. Okuduğunu bildiğim bir grup insan var. Onları zaten biliyordum. Sonradan ise, okuduğunu bilmediğim insanların da aslında bu blogu okuduğunu öğrenmeye, farketmeye başladım. Bu da sevindirici oldu, yani fikir olarak baştaki fikrime döner gibi oldum.
Bugün ise düşünüyorum da, evet bu blog okunsun diye yazılıyor. Okurları olsun diye. Ama şu büyük bir gerçek: blog, ya da kitap, ya da gazete, kendi okuyucusunu kendisi yaratıyor. Yani ne kadar iyiyse, ilgi çekiciyse, o kadar okur buluyor kendine. Bir blog, hakkı olan okuru kendisi buluyor.
Ne kimseye okumuyor diye üzülmek, kızmak, darılmak, ne de birilerine blogumu oku diye ısrar etmek mantıklı. Hakkı olanı buluyor. Ha az kişi okuyorsa, sorun yazarda ve blogda. Okuyan kişiler kimlerse, o da yazarın ve blogun hakkı.
Bu blogu ticari amaçla açmadım. Herkes okusun diye bir kaygım olmamalı. Bundan sonra da, ben kendim için yazmaya devam edeceğim. Ama bilen biliyor ki, bu blog burada. Isteyen okur, isteyen okumaz. O beni ilgilendirmez. Nasıl ki günlük hayat içinde, ben fikirlerimi söylüyorum, isteyen dinler, isteyen dinlemez, bu da onun gibi bir şey.
Ha bir gün karar değiştirip, bu blog ticari olsun, ya da topluma hitap etsin bir devrim başlatsın dersem, o zaman tarzım değişir. Ben şimdilik tarzımdan ödün vermem.
Vardığım sonuç: kişisel bloglar, kişinin kendisi için yazdıklarıdır. Okunmaya açıktır, tek farkı bu.
çağdaş demiş
öyle yapınca kimse bulamıyor
en azından benimkini hala bulamadılar.
çok uzun bi yorum yapıcam yazı hakkında, o kadar derin giricem ki bu bir öncü olsun istedim. bir de işim var